New Page 1
DOSTANE
CANLI İSTEKLER
NURLU HAKİKATLER
MUKADDES YOLCULUK
İSTEK YAĞMURU
TEFSİR SAATİ
DUA KERVANI
NUR SOHBETLERİ
EBEDİ HAYATA HAZIRLIK
AŞK-I MUHABBET
İŞ DÜNYASI
UFUKTAN BAKIŞ
TEFSİR SAATİ
İSLAM AHLAKI
FIKIH SAATİ
SÖZLERDEN ÖZLERE
O YER
GAFLETTEN KURULUŞ
AKŞAM SEFASI
HADİS DERSLERİ
HATM-İ ŞERİF
GÖNÜL PENCERESİ
NEBEVÎ AHLÂK
KÂİNATIN EFENDİSİ
KALBE YÜRÜYÜŞ
YERYÜZÜ YILDIZLARI
SERBEST YAYIN
CEVŞEN-ÜL KEBİR
BASIN TURU
DÜŞÜNEN İNSANLAR İÇİN
 
 
Yönetici :..
Anayasa Referandumunda Evet mi Diyeceksin Hayır mı?
Seçenekler
EVET
HAYIR

Sonuçları Göster

 
 

ZİYARETÇİ DEFTERİ

İsim Soyisim

:

E-mail

:

Ülke

:

Şehir

:

Mesajınız

:

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126
Sayfa: / 126 Toplam Mesaj : 3139
TARİH : 30-07-2010 -- 01:11:32 tarihinde abdulkadir özyıldırım tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : ist
KALDIM
KAPINDA
Nasıl arz edeyim sana halimiBen mecnun biçare kapında köleAnlatmak ne
mümkün şu ahvalimiBir nârı aşk ile yandım kapındaBen mecnun ben meftun
kaldım kapında
...Bir garip sansınlar beni çaresizYokluğa vursunlar düşürüp
halsizHeyhat ki değilim ben himayesizBen senin aşkınla yandım
kapındaBen mecnun ben meftun kaldım kapında
Duama icabet edecek sensinKulluğa derece verecek sensinGizliyi açığı
elbet bilensinBir nârı aşk ile yandım kapındaBen mecnun ben meftun
kaldım kapında
Mağfiret ve affın boldur yaradanKalbimi ak eyle döndür karadanNefsimi
islah et kaldır aradanBen senin aşkınla yandım kapındaBen mecnun ben
meftun kaldım kapında
Yol uzun, yol çetin yollar çok zorluAyeti, sünneti yaşayan kârlıHep
buzlu bu yollar, yollarım karlıBir nârı aşk ile yandım kapındaBen mecnun
ben meftun kaldım kapında…
TARİH : 29-07-2010 -- 19:50:53 tarihinde ALİ ATEŞMEN tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İST EYÜP ALİBRYKÖY İMARBL
ESSELAMUNALEYKÜM İLK GÖZ AĞRIM CANIM RADYOM SEVGİLİ DOLUNAYIM SENİ TANIYALI 14 YIL OLDU SEVEREK DİNLİYORUM İNŞ DAHA NİCE YILLAR DİNLERİM İNŞ SENDE YAYINI NI İLELEBET YAPARSIN SENİ BÖYLESİNE SEVEN GÜZEL İNSANLAR SENDEN NE ÇOK FAYDALANIYOR BUNUN FARKINDASIN SANA EMEK VEREN SENİ BİZLERE TAŞIYAN BİRBİRİNDEN GÜZEL PROGRAMCI DOSTLARIM MUSTAFA DURSUNS ÖMER OSMANA MUHAMMED ENESE BİLAL TAHA YA UFUK AKINA AYHAN KAYA YA SELAM OLSUN RABBİM SİZLERE GÜÇ KUVVET VERSİN CANLAR. SİTEYE KATILAN DOSTLRA SELM
TARİH : 29-07-2010 -- 18:10:26 tarihinde zehra nar tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
iyi günler uydu da frekans ayarlarınız varmı uydu yayını yapıyormusunuz
TARİH : 27-07-2010 -- 20:47:38 tarihinde N.YETİMİ tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İSTSNBUL
EYvarlığı ile hayat bahar,gençlik getiren(hz muhammed s.a.v)senin tecelin:hayat rüyasının tabiridir(ALEMIN HILKATI SEBEBİ VE KURTULUŞU SENSN MUHAMMED sav)RAB'IM DÜN GECE BERAT ETTİRDİĞİN SADIKLRLA BİZİ AN,EFENDIMIZE BİLDİR TAHİYE VE SLMLARIMIZI NOLUR RABİM.!İNŞLAH YENİ AÇILMIŞ BU(LEVHAYI MUHAFAZADA)SAYFASINDA RABİM İNŞLAH UTANDIRMASIN KENDISINE KARŞI BİZLERİ..KADER HARITAMIZ YAZILDI DÜN AKŞAM.BİZLER BİRER HAK KALEMLERIZ O HARITANIN DOLANBAÇLI YOLLARINDA.EN GÜZEL ESMALAR MUREKEBLERİMİZolsun.İŞLH
TARİH : 27-07-2010 -- 18:58:14 tarihinde arzu erdoğan tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : bingöl
ilk defa dinledim gerçektende çok güzel bir programcılık yapıyorsunuz allah ebeden razı olsun ve devamlı kılsın.
TARİH : 26-07-2010 -- 16:33:23 tarihinde duygulugenç tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İstanbul
Allah (c.c) ömrünüzü tavil, neslinizi cemil, günahınızı sağir, sevabınızı kebir, dualarınızı makbul, Berat Kandilinizi mübarek eylesin...
TARİH : 26-07-2010 -- 15:56:57 tarihinde N.YETİMİ tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İSLAMBOL
MAHRUM OLMA MAHREMDIR...!

Bir hikaye anlatalım ve sükût edelim:

Leyla’ya sormuşlardı hani bir gün, “Sen mi Kays’ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni?” diye.

“Elbette ben onu daha çok sevdim!” demişti Leyla, Kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak, “Elbette ben onu daha çok sevdim!”

“Nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?”

O vakit Leyla ağlayarak: “Dostlar!..” demişti, “sırdır ki gi
TARİH : 26-07-2010 -- 11:44:07 tarihinde AHMET ÇAKMAK tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İSTANBUL
SELAMÜN ALEYKÜM TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK BERAAT KANDİLİNİ KUTLAR,ÜMMETİ MUHAMMEDİN KURTULUŞUNA VESİLE OLMASINI DİLERİM. RABBİM BU GECENİN FEYZİNDEN BEREKETİNDEN NASİPLENENLERDEN EYLESİN, CÜMLEMİZE DÜNYA VE AHİRETTE AFİYET VERSİN (AMİN)
TARİH : 26-07-2010 -- 01:41:02 tarihinde fatma tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : beşyol
DOLUNAY AİLESİNİN BERAT KANDİLİNİ KUTLUYORUM ..........
Allah'ım!
Bana bir insanın elinden tutmadan önce, kalbinden
tutmanın sırlarını öğret, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Okuma, öğrenme, öğrendiklerimizi uygulama aşkımızı ,
salgın ve saygın birhastalığa dönüştür, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Bizleri dünlerde kaybolmaktan muhafaza eyle,
yarına kalabilenlerden eyle,Ya Rabbi!

Allah'ım!
Dinimizi dünyanın mehri yapmaktan, acıkınca da
inançlarımızı yemekten cümlemizi muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Beni, beni benim önüme engel olmaktan,
Beni, benim hayatımın kemirgeni olmaktan,
Beni, bana yalan söylemekten muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Bakışımızı ibret,
Sukutumuzu hikmet,
Konuşmamızı sanat ve marifete dönüştür, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Boşa bakanlardan,
Boşa susanlardan,
Boşa konuşanlardan eyleme, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Zenginlerimizi hamiyetsiz,
Fakirlerimizi gayretsiz,
Alimlerimizi amelsiz,
İdarecilerimizi adaletsiz bırakma, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Kandillerimizi hakiki kandil,
Düğünlerimizi hakiki düğün,
Bayramlarımızı hakiki bayram eyle Ya rabbi!

Allah'ım!
Cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı açmış olduğumuz ikinci kurtuluş savaşımızda
bizleri mansur ve muzaffer eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Milletimizi,idarecilerimizin önüne engel olmaktan,
İdarecilerimizi de milletimizin önüne engel olmaktan muhafaza eyle ya Rabbi!
Bizlere devlet-millet bütünlüğüne ulaşmamızı nasip eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
İdarecilerimizin, feraset, merhamet ve basiretini,
Halkımızın da hürmet, hizmet ve hamiyetini artır ya Rabbi!

Allah'ım!
Her sabah, güneşi üzerimize yeniden ışıklandırıp
günümüzü pırıl pırıl aydınlattığın gibi,

Her sabah, içimizdeki güneşi de, yeni ümitler, yeni hedefler ve yeni heyecanlarla
üzerimize ışıklandır,Ya Rabbi!

Allah'ım!
Bizlere ilim açlığı ihsan buyur Ya Rabbi!
Suya,ekmeğe olan iştahımız gibi, kıyamete kadar kapanmayan bir kitap okuma
iştahı ihsan buyur, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Hayatımızın her anında, namazda gibi, ilahi huzurda olduğumuz bilincinden ayırma, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Semalarımızı bayraksız, bizleri hürriyetsiz, camilerimizi cemaatsız,
cemaatimizi de ilim ve hikmetsiz bırakma, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Çalışmalarımızı bir ibadet bilinci ve ibadet huzuru içinde yapmayı nasip eyle,Ya Rabbi!

Allah'ım!
Bizlere her daim, hem kavli, hem de fiili dua yapmayı nasip eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Dahili ve harici düşmanlardan sana sığındığımız gibi; cehaletin,tembelliğin,kapasite israfının şerrinden de sana sığınıyoruz,
bizleri muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah'ım!
Sistematik çalışmayı; en büyük zevkimiz, en tatlı lezzetimiz, en birinci yaşam
ilkemiz haline getir Ya Rabbi!

Allah'ım!
Önce Hak’tan, sonra haksızlıktan korkmayı nasip eyle, Ya Rabbi!


Amin..


TARİH : 25-07-2010 -- 23:18:25 tarihinde sevgi vapur tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
Facabook ta bir sayfa açarsanız daha çok kitleye ulaşmak nasib olur inşaallah..Allah cc razı olsun...

facebook adresim:sevgi vapur veya hakkani sevgisi
TARİH : 25-07-2010 -- 20:22:28 tarihinde rumuz sena tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul

NUR AKAR SUSAMIŞ GÖNÜLLERE,

KALPLER MUHTAÇ BU ÖZEL GECELERE,

YARADANDAN HEDİYE DİR BİZLERE,

HEP BİRLİKTE NİCE KANDİLLERE,

DUALARINIZDA UNUTUMAMAK DİLEĞİYLE,

***** HAYIRLI KANDİLLER *****

SELAM VE DUA İLE.
TARİH : 23-07-2010 -- 22:28:42 tarihinde ali alim tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
selamün aleyküm dolunay fm radyodan sevdim seni mabuduma ilahisini çalarmısınız tüm müslümanlara hediye ediyorum.ALLAHA EMANET OLUN.
TARİH : 23-07-2010 -- 11:08:33 tarihinde ilkay er tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
s,aleyküm tüm müslüman alemine cumanız hayırlı olmasını diliyorum,
TARİH : 22-07-2010 -- 22:55:04 tarihinde abdulkadir özyıldırım tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : ist
İki Cihan Serveri Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz buyurdular ki;

–Cuma günü günlerin efendisidir. Fakirlerin haccıdır. Saadetli bir gündür. Vuslat günüdür.

Kim cuma günü perşembe ve cumartesi günlerini eklemek suretiyle oruç tutarsa, hasta ziyaret ederse, yoksul doyurursa, cenazeyi selametlerse, kırk senelik günah artık ona bişey yapamaz.
(Ramuzul Ehadis No.5015)

* * *
–Cuma geceleri yasin-i şerif okuyan kimse mağfiret-i ilahiyeye nail olduğu halde sabahlar.
(Salebi-Ebu Hüreyye r.a)

* * *
Ebu Said-i Hudri (r.a) şöyle demiştir;
Rasulallah (sav) in
—Her bâliğ olan kimseye cuma günü gusletmek ve imkan bulursa misvaklanmak, gerek hoş koku sürünmek vacip gibidir. Buyurduğuna şahadet ederim. (Buhari. C.3,S.9)

* * *
İmam-ı Şafiî Hazretleri:
—Bu guslü (cuma günü gusül abdesttini) suyunu bir dinar mukabili karşılığında satın almak mecburiyetinde dahi kalsam, seferde de hazarda da terk etmiş değilim. Demiştir. (Buhari , C.3,S.13)

* * *
Ebu Hüreyye (r.a) derki;
Rasulullah (sav) in bana :
—Ey Ebâ Hüreyre, her cuma günü gusul eyle….
Suyunu satın almak pahasına da olsa, bunu yap. (Gunyetüt Talibin, S.361)

* * *
—Cuma günü yıkanın, zira her kim cuma günü yıkanırsa; iki cuma arasındaki günahlarına bir keffaret olur. Hatta, ondan sonraki üç günlük günahada bir keffarettir. (Ramuzul Ehadis, No.1034)

* * *
Rasulallah (sav) :
—Ne olurdu, herbiriniz gündelik iş elbisesinden ayrı olarak cumaya mahsus iki top kumaş alıverse.
Ne olurdu sizden biriniz cuma günü için hergünki elbisesinden başka bir takım elbise satın alsaydı. Buyurmuşlardır(Tac Terc. , C.1, S.495)

* * *
Ebu Hüreyre (ra) dan;
Rasulullah (sav) efendimiz buyurduki;
—Her kim cuma günü sünneti seniyye üzere gusül ettikten sonra ilk saatte cuma namazına giderse bir deve ,
ikinci saatte giderse bir sığır ,
üçüncü saatte boynuzlu bir koç,
dördüncü saatte giderse bir tavuk,
beşinci saatte giderse bir yumurta kurban etmiş gibi sevaba nail olur. İmam hutbeye çıkınca da melekler hutbeyi dinlemek için mecliste hazır bulunurlar.

Bu vakitler ; kuşluk vaktinin evveli, kuşluk vakti ile cuma ezanı arasındaki vakitler olarak değerlendirmelidir..

Hadis-i şerifte tavuk, yumurta gibi tabirler belki; cuma namazına önden gidenler arasındaki ecir ve sevap derecelerini ve onlar arasındaki manevi farkları zihinlere kolayca yerleştirebilmek için her nevi fikrii seviyelere hitap edilmiş bir temsilden ibarettir. (Buhari C.3 , S.13 , 14 , 15 )
TARİH : 22-07-2010 -- 18:36:05 tarihinde fatma tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : beşyol
GEZDİM SECDE`DE

Hakkın huzurunda, büküp başımı
Onun sevgisiyle, tozdum secde`de
Binbir günâhıma, döküp yaşımı
Kevser ırmağında, yüzdüm secde`de.

Nefsimi bir köşeye, çektim pusturdum
Şeytanın dilini, kestim susturdum
Günahıma parmak, attım kusturdum
Hepsine bir mezar, kazdım secde`de.

Bunca yıllık ömre, aklımı yordum
Nice olur hâlim, düşündüm durdum
Dostun dergâhında, yüzümü burdum
Şu geçen zamanı, süzdüm secde`de.

Yalvardım yakardım, af eyle diye
Çoğalt sevabımı, kaf eyle diye
Beni huzurunda, saf eyle diye
Dostun peşi sıra, gezdim secde`de.

İlim kapısında verdim yılları,
Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları,
Sordum, Dost'a giden bütün yolları;
Yakın yok dediler.. Secdeden gayrı...

Ne bağış yaptığın, vakıf listesi,
Ne de alkışların esrarlı sesi.
Günde seksen kere, berât müjdesi;
Veren yok dediler.. Secdeden gayrı...

Huşû tüllerinden, kanat açmaya,
Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye,
Kevser şerbetini, elden içmeye,
Ruhsat yok dediler.. Secdeden gayrı...

Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta,
Devâ bulamadım, sazda şarapta,
Bir yudum su verin, kaldım serapta;
Pınar yok dediler.. Secdeden gayrı...

Gördüm ki, insanın iki düşmanı,
Biri kendi nefsi, biri şeytanı,
Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı?
Silah yok dediler.. Secdeden gayrı...

Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire,
Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire.
Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e;
Meded yok dediler.. Secdeden gayrı....

Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden,
Var mı dedim sizde, şirk denen kirden?
Dile geldi bütün, Kâinat birden;
Biz de yok dediler.. Secdeden gayrı...

Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum,
Gözlerimde seller, vakfeye durdum,
Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum;
Mîrâc yok dediler.. Secdeden gayrı...

TARİH : 21-07-2010 -- 20:23:57 tarihinde zamanın sesi tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
Amerika’da yapılan ve insanların plajlara gidiş sebebini sorgulayan bir araştırmaya dairdi
Ne kadınların, ne de erkeklerin plajlara gitmesinin asıl sebebi ‘sağlıklı yaşam’, ‘güneşlenmek’, ‘dinlenmek’,
‘sıcak havada serinlemek’ filan değildi. Plaja gidiş sebebi olarak, araştırmaya dahil olan kadınların çoğu ‘seyredilmek’,
erkekler ise ‘seyretmek’ seçeneğini işaretlemişlerdi. Teyiden tekrar edecek olursak, kadınlar seyredilmek, erkekler ise seyretmek için gidiyordu plajlara...

Bu notları hiç unutmadım, çünkü Bediüzzaman Said Nursî’nin “Beşinci Şua”ında ahirzaman fitnesine dair hadislere dair izahları içinde yer alan bir tesbitle birebir örtüşüyordu. Ahirzaman fitnesinde kimse nefsine hâkim olamaz mânâsındaki nebevî habere binaen, “Allahu a’lem bissavab, bunun bir te’vili şudur ki: O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikab ederler” dedikten sonra, şu misali veriyordu Bediüzzaman: “Meselâ Rusya’da hamamlarda, kadın-erkek beraber çıplak girerler ve kadın kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar ve fıtraten cemalperest erkekler dahi nefsine mağlup olup o ateşe sarhoşane bir sürur ile düşer, yanar.”

Sonraları, yirminci yüzyılın ilk yarısında Türkiye toplumunun ilk yarısında gerçekleşmesi arzulanan büyük dönüşümü tek parti döneminin gazete sayfalarının eşliğinde okumaya çalıştığım hengâmda, o günün şartlarında plajlara henüz ‘plaj’ denmediğini, bilakis ‘deniz hamamı’ adı verildiğini öğrendiğimde, Bediüzzaman’ın ilgili tesbiti ve misali, dikkatimi daha da celbedecekti.

Sonrası mâlûm... Bütün çabasını “Ben düştüm, başkaları da düşsün” psikolojisi ile özetleyebileceğimiz şeytanın insî takipçilerinin medya kolunun aynı psikolojiyle sürdürdükleri sözümona habercilik ve yayıncılığın da tesiriyle, ‘deniz,’ ‘güneş,’ ‘kum’ ve ‘plaj’ biri söylenince otomatikman diğerlerinin de akla geldiği; dahası, yanısıra her daim müstehcen görüntülerin zihinlere sökün ettiği kelimeler haline geldi Türkiye toplumunda. ‘Yaz’ ve ‘tatil’ kelimeleri yan yana kullanıldığında da, zihinlerde aynı çağrışım uyanır hale geldi peşinen: Yazın tatilde deniz kenarına gidilir, plajlarda yüzülür ve güneşlenilir; bu arada seyredilir ve seyredilinir!

Yaza ve tatile dair neredeyse zihinlere kazınan bu cebrî çağrışım o boyutlarda ki artık, nicedir mütedeyyin aileler dahi ‘yaz’ı ve ‘tatil’i ‘deniz’siz düşünemiyor. O yüzden de, yine deniz, yine kum, yine plaj içeren ‘alternatif tatil mekânları’ var bugün. Şimdiden, önümüzdeki yıllarda Ramazan yaza denk gelecek; nasıl yapsak da yaz, tatil ve orucu buluşturan bir formül üretsek telaşına şimdiden düştüğü anlaşılan ‘alternatif tatil mekânları...’

Ve benim gibi nice mütedeyyin baba var ki, yaz aylarını hep mahzun geçiriyor. Hassasiyetler ile imkân meselesinin buluştuğu bir zeminde, başka ailelerin çocukları ‘yaz’ ve ‘tatil’i ‘deniz’ ve ‘kum’la eşdeğer halde anlatırken çocuğunu öylece ortada bıraktığı için....

Ama buna karşı, her yaz giderek daha fazla sayıda insan, İstanbul başta olmak üzere denizi daha mutedil ve ılıman, kumsalları ise daha geniş ‘Güney’e akıyor. Buna karşılık, havaların yeni ısınmaya başladığı aylardan başlayarak, televizyonu ve gazetesi, interneti ve dergisi ile medyada sözümona ‘Güneyden haberler’ sezonu açılıyor. Hep çıplaklık, hep içki, hep sefahet içeren haberler...

Sonra, her yeni sene, Türkiye’nin güney sahilleri dışında kalan kesimlerinde de kıyafet noktasında giderek artan bir açık-saçıklığın, davranış bakımından ise giderek artan bir fütursuzluğun sözü ediliyor.

Tablo ortada değil mi?

‘Deniz’ ve ‘kum’ zamane nefislere hükmetmek için, iki İblis tuzağı artık... Yaşadığı asıl çevrede yapamadığını ilk önce tatil beldelerinde, plajlarda tecrübe ediyor insanlar; haya perdesi ilk oralarda yırtılıyor. Seyretmeye ve seyredilmeye orada alıştıktan sonra da, dönüp geldiği asıl yaşadığı çevrede de eskisine göre daha açık-saçık, daha fütursuz, daha dikkatsiz bir hayat yaşamakta zorlanmıyor.

Yıllar önce, bir hadis külliyatında karşıma çıkan bir hadis yakınlarda Hüccetullahi’l-Baliğa’nın “Fitneler” bahsinde bir kez daha karşıma çıkınca, bütün bunlar aklıma sökün etti yeniden. Kudsî nebî, gayb-aşina nazarıyla, nasıl da uyarıyordu bizi: “İblis tahtını deniz üzerine kurar. Oradan askerlerini gönderip insanları fitneye atar. Bunlardan yanında mertebece en yüksek olanı, en büyük fitneyi çıkarandır.”

Hadisin devamında ‘en büyük fitne’nin de izahı saklı: “Askerlerinden biri gelip, ‘Şunu şunu yaptım’ der. İblis: ‘Hiçbir şey yapmamışsın’ der. Sonra bir diğeri gelip, ‘Ben, hanımıyla arasını açıncaya kadar, falanın peşini bırakmadım’ der. İblis, onu kendine yaklaştırıp, ‘Sen ne iyisin!’ der.”

Hadis, başıyla ve sonuyla ne kadar da çarpıcı ve ne kadar da uyarıcı...

TARİH : 21-07-2010 -- 18:14:17 tarihinde rumuz sena tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul

BERAT GECESİ'Nİ NASIL İHYA ETMELİ?

Berat Gecesnde nafile namaz kılmalı,Kur'an okumalı.Hz. Peygamber (sav) "Bir demire su isabet edince nasıl paslanırsa, kalplerde öyle paslanır." buyurmşlrdı. Ashab, bunun ilacını sordulr.Resul-ü Ekrem,"Ölümü hatırlamak ve Kur'an okumaktr." cevabını verdi. Berat gecesi akşam namazındn sonra üç kere Yasin ve her birinin sonunda berat duası okunabilir.Biricisi Allahn said kullarındn olmak. İkincsi hayırlı uzun ömür.Üçüncüsü kaza ve belalardn emin olmak içn
TARİH : 21-07-2010 -- 18:00:18 tarihinde rumuz sena tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul

S.A. - PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) BUYURMUŞTUR Kİ: "HER KİM ŞABAN-I ŞERİFTE ÜÇ GÜN ORUÇ TUTARSA, HAK TEALA, CENNET-İ ALADA ONA BİR YER HAZIRLAR."

"ORUÇ TUTUNUZ, SIHHAT BULUNUZ."
(Hadis-i Şerif)

-EY İMAN EDENLER! ORUÇ SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ SİZEDE FARZ KILINDI. (Bakara,183)

Geçen ramazan bi çok insanı sıcaktır bahanesiyle oruç tutmadılklarını gördük. Bu ramazanda böyle bir gaflet içinde olmazlar inşeallah.
Allah c.c yard
TARİH : 18-07-2010 -- 16:05:45 tarihinde fatma tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : beşyol
Günün Menüsü
Bir ölçek "Günaydin"

Iki ölçek "Iyi günler"

Birazcik "Ilgi"

Bir tutam "Anlayis"

Normal ölçüde "Nezaket"

Bir tatli kasigi "Tolerans"

Malzemeyi iç dünyanizdan alin

Yikamaya gerek yok tertemizdir

Gönül teknenizde yavasça kariþtirin

Kokusu her yaniniza sinince

Içine duygu serbeti ekleyip kariþtirin

Karisimi hayat tabaginin üzerine yavasça
bosaltin

Üzerini sevgi marmelati ile süsleyin

Birkaç parça gökkusaginin renginden serpistirin

Gün boyunca afiyetle yiyin

Sadece kendiniz yemeyin

Herkese verin...

Yemeyin adi: Insanlik

TARİH : 17-07-2010 -- 15:40:21 tarihinde HAMDİ tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : BAYBURT
ALLAH RAZI OLA İNŞALLAH
SEVDİM SENİ MABUDUMA HAYRAN DİYE SEVDİM ÇALARSANIZ TŞK.EDERİM İNŞ
TARİH : 16-07-2010 -- 18:04:28 tarihinde fatma tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : beşyol
SUSMAK
Kelimelerin anlamlarını yitirdiği bir vakitte susmak…

Kör kuyulara terk edildiğin bir vakitte,

Haykırışlarını gidenlerin ardı sıra duyuramadığın,

Karanlık bir gecenin esaretinde kaybolduğun bir anda susmak…

Kızgın çöllerde su bulamadığın veya bulamayacağını idrak ettiğin vakitte susmak…

Ufuktaki kızıllığa gark olup ukbanın seherine vardığın bir vakitte susmak…

Mevsimlerin bir birini aratmadığı

Yağmurun ıslatmadığı, güneşinse yakmadığı bir vakitte susmak…

Yıldızların bile kamere meftun olmadığı bir vakitte

Akarsuların denizlere varmadığı, denizlerin ise okyanuslara koşmadığı bir vakitte susmak…



Susmak…

Kalbi fırtınaların dehlizlerinde bir feryada yürüyen hissiyatıma

La havle çekip susmak…

Yetimlerin toza bulanmış saçları okşandığında

Kana bulanmış ellerin tövbeye açıldığında susmak…

Ya leyl üstümüze karanlığını örttüğünde

Herkes kendince kendine döndüğünde

Bir vaveyla kulakları patlatırcasına yükseldiğinde susmak…

Kâğıda yürüyen kelimelerin,

Mateme bürünmüş sözcüklerin,

Dilin mecalsiz ve elin takatsiz kaldığında susmak…

Hüznün nemli caddelerinde yürürken

Herkesin seni terk ettiği ama hüznün terk etmediğinde,

Yalnız kaldığında ve yalnızlığı sevmeye alıştığın da susmak…



Susmak…

Gözyaşlarının kelimelerin manalarını yıkadığı bir saatte susmak

Yürek sevdasının yangınıyla yanmayan bir gönüle sevdayı anlatmadan susmak…

Gidişlerin hicranına bürünmüş bir sabahın ufkunda

Elvedaları dilimizden düşürmemek adına susmak…

Garipliğin sancısının simanda çizildiği bir vakitte susmak…

Ah ve ofların bahçesinde boy verdiği sitemkâr hanenin önünden geçerken susmak…

Bakışların manidarlığından sıyrıldığı bir vakitte susmak…

Gönül kapılarının yüzüne kapandığı ve ikindinin hüznünü yürekte hissettiğinde susmak…

Gecenin karanlıklar Ummanlarında alabora olduğunda,

Yunus’a seslenen Rahmani sesi kulaklarında ağırlamak adına susmak…

Musa’nın Tur-u Sina’daki duasına yürekler çatlatırcasına amin deyip susmak…

Yusuf’un nefsinin karayeline kapılmadığı ve edep meltemiyle arındığı bir vakitte susmak

Yakup’un gözler dağlayan hicranına teselli olacak kelimelerinde,

Yusuf’un kanlı gömleğiyle paramparça olduğu zamanda susmak…



Susmak…

Sevgiliye meftun bulutun sevdası karşısında susmak…

Gafletin elinden Nur_u Dilaranın cemaline savrulan taşların mahcubiyetiyle susmak…

Hicretle ayrılığa mahkum edilen Mekke’nin hicranına bürünerek susmak…

En şerefli ağaç olarak bilinen hutbelerin yoldaşının ardın sıra özlemden kuruduğu anda susmak

Ebu Bekir’in babasını can dostta feda ettiği yarenliğin en yüce mertebesinde,

Ömer’in sevdasına bürünüp, adaletiyle gönülleri fethettiği, bir vakitte

Osman’ın edebiyle melekleri bile hayran bıraktığı

Ali’nin bedeninin küçüklüğüne aldırmadığı, yüreğinin büyüklüğüyle ölüme meydan okuduğu bir vakitte susmak…

Ensar ve Muhacirin gönüllerindeki muhabbetti simalarındaki akse yansıdığı bir anda susmak…

Bilal-i Habeşi’nin ALLAH BİRDİR sözüne mazhar olduğun saniyede susmak…

Ve Sevgilinin ikliminde dolaşan tüm varlıkların dili kelamından dökülenleri duyduğun anda susmak…

Dildeki savunmaların anlamlarını yitirdiği, uvuzların bir bir dile geldiği bir vakitte susmak…

Dünyalık kelamların varlığının hiçliğe sürüklediği bir gecede susmak…

Söylenmemiş cümlelerin dahi tek ve yegane dinleyicisi olan HAKK’ın huzurunda susmak…

İhlası derinliklerinde saklayan yüreğin konuştuğu bir vakitte

Günahkar bir dilin haykırışına prangalar vurup susmak…

Dünya rıhtımından, ukba okyanusuna


TARİH : 16-07-2010 -- 17:11:45 tarihinde fatma tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : beşyol
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir

dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin hocam," dedi.

"İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum."

Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye

yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol

yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe

topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına

yaklaşarak, "Ekmeklerimi alayım," dedi.

"Benim ikizler acıkmıştır."

Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak tezgahın

altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan

ekmeklerden dört-beş tane çıkardı.

Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş,

tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç

tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.

Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum. Neden taze ekmeği

beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak ya!..

"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. "Çok fakir

olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum."

"Kim bu adam?" diye sordum.

"Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında

vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır

onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."

Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve

ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum.

"Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün

taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz

sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına

doldururken şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgahın altına koydu.

"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana

bugün pasta gibi ekmek vereceğim."

Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı

göğsüne bastırırken. "Teşekkür ederim evladım" dedi.

"Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?"


TARİH : 16-07-2010 -- 16:49:31 tarihinde ALİ ATEŞMEN tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : İST EYÜP ALİBEYKÖY İMARBL
ESSELAMUNALEYKÜM HAYIRLI GÜNLER HAYIRLI CUMALAR CUMANIZ MÜBAREK OLSUN GÜZEL RADYOMUN GÜZEL DİNLEYİCİLERİ MAŞALLAH BAREKALLAH SİTEYE NE ZAMAN GİRSEM YENİ YENİ DOST İSİMLERİ GÖRÜYORUM RABBİM SAYILARINIZI ARTIRSIN AMİN SİTEYE KATILAN SİZ DEĞERLİ DOSTLARA SELAM OLSUN RADYOMUZU DİNLEMEKLE KALMAYALIM HERKESE TAVSİYE EDELİM RADYOMUZU GÜZEL YÜREKLERE AŞILAYALIM Kİ BU GÜZELLİKTEN HERKESİN HABERİ OLSUN BU GÜZEL RADYOYU BİZLERE SEVDİREN CAN DOSTLARIM ÖMER OSMANA BİLAL TAHAYA MUHAMMED ENESE AYHAN KAY
TARİH : 16-07-2010 -- 13:11:06 tarihinde selda kakan tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
selamun aleyküm ben radyonuzu işten avdan her zaman dinliyorum ğeziler olduğu zaman katılmak istiyorum ama müsait deyilim müslüman alemine faylı bir radyo dilerimki televizyondada bekliyorum poğramınızı hayırlı yayınlarsizden hasan dursundan bir ilahi istiyorum
allha cc emanat olun
TARİH : 16-07-2010 -- 11:23:11 tarihinde selda kalkan tarafından gönderildi...
WEB :
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
dolunay radyoyu dinnerken sinirlihalimin yok oldugunu hissettim böyle yayın yaptıgınız için teşekkür ediyorum allahın cc selamı üzerinizde olsu

 

 
New Page 1

 
"...Kim Allah'a (c.c) sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir."

( Âl-i İmran - 101)

 
"Elinizde bir ağaç fidanı varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile, eğer onu dikecek vaktiniz varsa, mutlaka dikin."

[el-Münavi Feyzu'l-Kadir]

 

 

İMKB :

59.771

DOLAR :

1,5090

EURO

1,9640

ALTIN :

56,948

Dolunay Radyo 2008 © Tüm Hakları Saklıdır.

Tasarım & Yazılım :Networkbil.net

Evden Eve Nakliyat